
Fare: En fazla on gramlık bir kütle içine sığdırılmış ömür törpüsü. Hapishanelere yemeğin içinde sızdırılan törpüler, bu hayata fareler tebdiliyle geliyorlar ve kaçıp gitmemiz için gerekli olan motivasyonu veriyorlar.
Bana ulaşamadı ömür törpüsü bu sefer. Yanıma yaklaşmak için tüm enerjisini harcamıştı oysa. Alt komşunun kurduğu tuzakları, benim evin sağına soluna yerleştirdiğim sonik engelleri aşmış, ölmek üzereyken salonun tam ortasına varmıştı. Tüm apartmanda yemeğin en az olduğu yerin salonum olduğu düşünülürse, amacının sadece ve sadece bana görünüp sinirimi bozmak olduğu açıktı. Hızlı hızlı nefes alıp veriyor ama kaçmıyordu. Fareleri kaçıran bir ses çıkardığı iddia edilen aleti yanına koyduğumda hareket etmeye çalıştı, beceremedi. Kapıya doğru binbir güçlükle ilerledi. Bir gazete kağıdıyla dışarı çıkmasına yardım ettim.
Bir saat sonra kapıyı açtığımda hala oradaydı ve artık nefes almıyordu. Ortalıkta akrabaları görünmüyordu; cenaze işlemleri bana kalmıştı.
En fazla on gramlık bir kütle içine sığdırılmış bir ömür törpüsünü kocaman bir kutuya sokmanın ne kadar zor olduğunu hiç düşünmemiştim. Kimsenin zaten düşünmemiş olduğunu varsayıyor, bu deneyimin sonuçlarını belgelemeyi görev sayıyorum:
* Canlıyken kuyruğunun sığdığı her yere sığan bu canlı türü, ölüyken hareket etmemek için elinden ne geliyorsa yapıyor.
* Ölü ve canlı halinin pek bir farkı olmadığından, her an sanki irkilip oraya buraya koşturmaya başlayacakmış gibi bir izlenim yaratıyor.
* Kutuya sokma eyleminin zorluğunun ayrıca spazmik mide bulantısı gibi bir yan etkisi de var. Bu durumda nefes alıp vererek bulantıyı gidermeye kalkışmayın, farenin ölüsü burnunuza girmiş gibi hissediyorsunuz. Onun yerine, olay mekanından kısa aralıklarla uzaklaşıp küfretmek daha yararlı oluyor.
* Kutuya girdikten sonra, bantla kutuyu iyice kapamak, defin işlemini yapanın şok geçirdiğine işarettir, zira o kutuya sokulabilmiş farenin geri çıkmaya mecali olmayacağı açıktır.
Mekanı lağım olsun…


18 Eyl 08
8:07
[...] ilgilenmeme rağmen, bir tane bile kedi yazısı bile yazmamışım. Yazıklar olsun ki bana ki, fareden bahsetmişim, balıkçıl kuşundan bahsetmişim, megapod kuşundan bahsetmişim, ama hani kedi [...]