Mart 2007 arşivi

Saymakla bitmez ıslak mendillerin faydaları. Örneğin ben tarayıcımda görüntülerini aldıktan sonra boynuma, burnuma falan sürüp bir güzel cildimi kurutuyorum, çatlamasına ramak kaldı. Yani biriktirmiyorum, koleksiyoncu değil, dökümantasyoncuyum.

Ama gün geçmiyor ki yeni bir faydası bulunmasın bu ıslak mendil fenomeninin. Sadık okuyucularım arasında, sipariş vermek istediği yerin telefonunu unutunca bu köşedeki ıslak mendil resimlerine bakarak eve servis isteyenler varmış. Gerçekten.

İnsanlığa faydamın her geçen gün arttığını hissediyorum, dalga dalga geliyor bu his.

Ciğer-çöp şiş ısmarlayın, güzel oluyor. Ama rengi çok metalik olduğu için kötü çıktı. Üstünde:


HB 52 Ciğer Kebap
Ziyabey Caddesi No: 40/D Balgat/ANKARA
Tel. (0.312) 285 95 05

yazıyor.

Ankara’dan İstanbul’a giderken zamanında bolca bulunan, ama tünel açıldıktan sonra azalan tesislerden biri. Tostu güzel. Başka nesi güzel hatırlamıyorum, güzel bir varışa giden bir yolculuk değildi çünkü.

Hoşdere Caddesi üzerinde güzel bir pastane. Ama bistro lafının olur olmaz kullanılmasına kıl olduğumdan, daha fazla yorum yapmayacağım. Duygularımı anlatmak için daha tatlı bir yol buldum.

Genco - 08/03/2007

Ben de web siteme karikatür koydum ya, artık iflah olmam. Yok yahu, pek karikatür de sayılmaz zaten, çizgi roman parçası. Genco - 8 Mart 2007 - Penguen.

http://pdfedit.petricek.net/pdfedit.index_e.

PDF dosyalarını düzenleyebilen bir program, henüz ubuntu paketi ortalıkta olmadığından, derlemek gerekiyor ve ben üşengecim. Ama bir denemek şart olsun.

Bu teleteks denilen şey, çok zor bir teknoloji, ben sonunda buna kanaat getirdim. Yıllar önce de beceremedi bu kanallar, şimdi de beceremiyorlar. Demek ki her yiğit televizyonun harcı bir şey değilmiş bu. Bırakın televizyon programını görmeyi, ilk sayfayı bile doğru dürüst görmek mümkün olmuyor.

Aynı kablolu yayından, BBC’nin teleteksine bakıyorum mesela, 888′e basar basmaz anında altyazı geliyor, canlı yayın haberler dahil. Demek ki yabancılar bize bu teknolojiyi verirken bir şeyleri eksik bırakıyorlar ki, teleteksin faydalarından yararlanmak isteyenler mecburen yabancı kanallara gitsinler. Evet evet, ben de komplo senaristi olmaya karar verdim.

Buyrun, aşağıda gecenin bir vakti saati bile doğru dürüst göstermekten aciz bir teleteks yayını. Ekranın sadece sağ üst köşesini aldım, zira geri kalanında pek kayda değer bir şey yoktu.

Not #1: Star kanalının bu geceki yayınından aldığımı söyleyeyim de, kaynak göstermeden alıntı yapmak gibi bir ayıp etmeyeyim.

Not #2: Minnacık kamera için tripod mu alacağım? Amma titrekmiş elim yahu.

Not #3: Videoyu bu sefer archive.org‘ta saklamayı denedim. Bakalım nasılmış performansları… (Yavaş geliyorsa, indirdikten sonra izlemeyi deneyin.)

http://blog.modernmechanix.com/.

Siyah-beyaz dergi zamanlarının teknik haberlerini dosyalayan bir blog. Efektif olarak, insanın hayal gücünü ve koca mühendislerin naifliklerini listeliyor.

Bu kare, evimin dibindeki parkın havaya doğru tutulan yeşil ışıklarının sadece İ. Melih Gökçek sanatının bir başka zuhuru olduğu düşünenlere hediyemdir. Gördüğünüz üzere, o yeşil ışıkların asıl görevi, çevresindeki evlerin sakinlerine saykodelik bir ambiyans yaratmaktır.

İzdihamdan dolayı zoru zoruna gezilen sergiden, otuz kadavraya malolmuş bir robot.

Özlü sözümüz:

Bi-can, iki-can, üç-can, hehehehe.
Büyüyünce bir baltaya sap olamamis çocuk, circa 1980