Ağustos 2007 arşivi

IMG_1225.JPG

Kısa süreliğine Batum’a gezmeye gittik. Burnumuzun dibinde, hem yabancı hem de tanıdık bir yer Batum. Ecnebi memleket gezmek isteyenler için biçilmiş kaftan: Farklı, yakın, gitmesi ve kalması ucuz (ama her an değişebilir). 70′lerin, 80′lerin İzmir, Antalya gibi sayfiye şehirlerinin havası var bir yandan, bir yandan da yıkılıp da yeniden yapılan bir şehir. Hani derler ya “minare yıkılmış ama mihrap yerinde” diye, öyle bir şey. İhtişamlı binalarla dolu şehir, ama çoğu yıkık dökük.

IMG_1113.JPG

Gezilecek yerler olarak botanik parkını, akvaryumunu ve tabii şehrin içini listelemiştik başta. Yenecek şeyler olarak kafamızda pek bir şey yoktu ama Gürcü mutfağı sağolsun, unlu mamüller başta olmak üzere bayağı bir seçenek sundu, başta haçapuri olmak üzere.

Batum’un plajı yaklaşık 4.5 kilometre uzunluğunda. Çoğunlukla çakıl ve deniz de tipik Karadeniz tadında. Ama yine de keyifli olsa gerek, oteller çoğunlukla Ermeni, Azeri, Gürcü, Ukraynalı ve Rus turistlerle doluydu. Arada şart olarak bir Japon ve birkaç Amerikan turist de görmedik değil. Parantez içinde, saflık yapıp en kalabalık mevsimde gittiğimizi ve ne otel ne pansiyon bulabildiğimizden bir evin odasını kiraladığımızı belirteyim.

IMG_1243.JPG

Botanik Parkı plajın şehir kısmı boyunca uzanıyor. Çeşit çeşit ağaçlar, çevre düzenlemesi ve eğlencelik yerleri, burayı Batum insanlarının bol bol zaman geçirdiği bir yer haline getirmiş. Çekirdek çitleyerek dolaşanları gördükçe, çekirdek fenomeniyle büyümüş biri olarak gülümsemem geliyordu, sanki gerçekten de bir Ege kasabasındaymış gibi hissediyordum. Parkın alanlarında balon, çekirdek, abur cubur satandan, bisiklet kiralayana kadar her çeşit seyyar satıcı mevcuttu.

IMG_1135.JPG

Adı geçen şehir akvaryumuysa tam anlamıyla bir hayal kırıklığı. Çok küçük olması bir yana, bakımsızlığıyla da bizim mahalle arası pet shop dükkanlarına benziyordu. Ortada büyük bir havuz varmış eskiden, belki de ilginç balıklar oradaydı. Ama şu an sadece inşaat malzemesi var havuzun içinde. Eskiden biraz daha bakımlı olduğunu ancak belki bahçesindeki mozaikten anlayabilir insan. Tabii girişi 1 lari (yaklaşık 0.75 YTL) olan bir akvaryumunda bakımına kaynak bulmak pek zor olsa gerek.

Ucuz ve ilginç bir tatil için tavsiye ederim. Tek bir şeye dikkat edin sadece: Kadınlı erkekli gidin ki sizi Türkiye’den hovardalığa gelmiş biri yerine koyup her adım başı madama ihtiyacınız var mı diye sorup durmasınlar.

Batum’da çektiğim diğer fotoğraflar için buraya da göz atabilirsiniz. Özellikle yakın çekim aldığım çiçeğin ismini bilen varsa da bana söylese ne mutlu olurum.

Çıralı’ya giderken Metro Turizm’le gittik. Görmeyeli değişmiş, daha konforlu, ikramlı falan. Tabi hizmet kalitesi şirkete değil de çalışanın şevkine bağlı. Film gösterip ara verince devamını göstermemek, haber zamanı zaplamak, çağırmak için lambaya basınca her zaman yanlış bastığını düşünerek gelip kapatmak, bunlar her zamanki olaylar.

Tabii güzel şeyler de yok değil, örneğin koltukların önündeki kültablalarına insanların çöp tıkıp can sıkmasını engellemek için bulunan çözüm:

[display_podcast]

Fotoğrafını çeksem anlaşılmazdı, ondan dolayı uygulamasını göstereyim dedim. Akıl edeni alkışlıyorum.

Çoktandır unutmuşum, deniz diye bir şey varmış:

IMG_0912.JPG

Doğa diye de:

IMG_1091.JPG

Mesela ben böyle kaktüs görmemiştim önceden:

IMG_1055.JPG

Çıralı‘ya gittik bir haftalığına. Pek keyifli bir dinlenmeydi, sıcak dışında. Sabah ve öğlenleri gölge bir yer bulup saklandık:

IMG_0931.JPG

Ancak akşam beşten sonra denize cesaret edebildik. Başka? Tekne turu yapamadık ama Yanartaş’a gittik, o kadar tepe tırmanmaya değdi mi bilmiyorum ama görmedik denemez:

IMG_1046.JPG

Dönerken ay ve gece bir harikaydı - fotoğraf makinasının tarif edemeyeceği kadar:

IMG_1049.JPG

Çıralı, kafa dinlemek için çok uygun bir yer. Deniz kaplumbağaları rahatça çoğalabilsin diye hemen her yer sit alanı, büyük otel yapıp içine etmek isteyenin bayağı bir para yedirmesi gerekecek, yani şimdilik güvende gibi.

Dalga geçmek isteyenlere Olimpos yürüyerek yarım saat, efendice sünepelenmek isteyenlereyse kıyıdaki lokantalar birebir. Hem lokantalar, hem bakkallar, hem de pansiyonlar dibindeki Kemer’e göre sudan ucuz. Tavsiye olunur.

Özlü sözümüz:

Can Bican: Since 1975.