Haziran 2008 arşivi

IMG_0002
IMG_0001

Ayça’nın İzmir’den getirdiği başka bir ıslak mendil. Buna da gitmedim. Zaten pide ve pizzayı birleştiren müesseselere alttan alta kıl olmaktayım. Yurtdışındaki fuzuli Türk lokantalarını hatırlatıyorlar.

IMG_0003

Sanırım Ayça İzmir’e gittiğinde getirmişti. Ne olduğu hakkında fikrim yok…

IMG

Denizatı pastanesinin hemen üstündeki kebapçı. Yıllardan beri değişmeyen, sabit bir kalitesi vardır. Döner üstü pilavı, öğle vakti uğrayıp yemeye değer.

IMG

Side‘de gittiğimiz Acanthus Hotel’in bağlı olduğu Barut Hotels oteller grubunun ıslak mendili.

IMG_0007

Necatibey caddesi üzerinde, önceden Yeşil Nalın’ın olduğu yerde açılmış bir kebapçı. Yeşil Nalın daha aşağıya taşınmış, yeni sahipleri de isim benzerliğinden durumu kurtarmaya çalışmışlar. Kavurmaları güzel.

IMG_0008

Önceden de burada Kebap 49′un bir ıslak mendilini yayınlamıştım. Bu seferki de aynı ama saman kağıda basılı olması ilgimi çekti.

7 Haziran tarihi itibarıyle evlendik. Fotoğraflarımız henüz tanıdıklardan ve fotoğrafçılardan bize dönemediği için (çabalarımız devam ediyor) afilli pozlarımız henüz ortalıkta yok. Şöyle bir sanal pozumuz var ama:

ayca_can

Ama sonrasında Side’ye gittik, bir güzel dinlendik, oradan parçalarla idare edebiliriz, değil mi?

IMG_1690

Acanthus Hotel derler, çok güzel bir otele gittik, Ayşegül Ablam sağolsun. Çalışanları güzel, odaları güzel, sahili güzel… Biraz pahalı ama balayında o kadar da olur sanki. Yeni evlilere güzellik yapmışlar:

IMG_1679

Otel Side’nin tam içinde değildi ama Side’ye de gittik tabi. Güneşli, sıcak falan demek gereksiz tabi. Akşamları pek bir güzeldi - canlı, eğlenceli. Sayıca çok bol olan butik, kuyumcu ve eczaneleri çıkartınca, geriye çeşitleri bol takı dükkanları ve birkaç güzel bar kalıyor. Royal Castle Pub ve Stones Bar tam bize hitap eden müzikleriyle favorimiz oldu.

IMG_1705 IMG_1855

Tatilin vazgeçilmez aktivitelerinden olan “ekstriiiim” sporlardan da geri kalmadık. Ayça paraşütle atmosferin sınırlarını zorlarken, tırsık ben aşağıdaki sürat motorunun niye suda değil de havada gittiğini düşünerek ecel terleri döktüm. Bu da benim “ekstriiim” sporum oldu.

IMG_1746

Sonra adrenaline doymayıp akuaparka da gittik. Çocuklarla birlikte kayarken onlar tek kendilerinin korktuğunu zannedip üzülmesinler diye çığlıklar attıktan sonra, pahalı ve adi yemeklerinden yedikten sonra, Rusya’dan getirilmiş fok, yunus ve beyaz balinalarının Rus eğitmenleri tarafından yönetilen gösterilerini, hemen hemen tamamı Rus turistlerden oluşan bir izleyici kitlesiyle izledik.

IMG_1784 IMG_1809

Şelaleye de uğramadan geçmedik tabi. Eski güzelliği kalmasa da, akan suya bakmanın dayanılmaz çekiciliğinin baki olduğunu farkettik.

IMG_1828

Side’nin kaplumbağası ünlü bir plajı var. Uzun süredir kaplumbağaları gören yokmuş. Çok şanslı insanlar olduğumuzdan, akşama doğru plajdan Side’ye yürürken bir tanesine rastlayacak kadar talihliydik.

IMG_1846

Güzel bir hafta sonunda, yine güneş batarken, Side’ye gidin ama mümkünse Haziran’dan önce - havalar serinken - ve turistler her tarafı basmamışken, diyorum.

IMG_1839

Bu seferki Günce’den, daha denemesem de kolay olduğu için bir gün mutlaka yaparım sanırım.

Malzemeler

  1. 1 yumurta
  2. 3 yemek kaşığı yoğurt
  3. 3 kahve fincanı un
  4. 1,5 yemek kaşığı zeytinyağ
  5. Yarım paket kabartma tozu
  6. Az tereyağı
  7. 1 yemek kaşığı salça
  8. Bol rendelenmiş peynir
  9. Sucuk, sosis, zeytin, mısır gibi pizza malzemeleri
  10. Kekik

Not: Tava cam kapaklı olursa daha iyi olurmuş.

Hazırlanışı

  1. Malzemelerin hepsi kaşıkla karıştırılacak sıvı olacak.
  2. Teflon tava tereyağı ile yağlanacak.
  3. Yapılan hamur tavaya dökülecek kaşıkla düzeltilecek.
  4. Üzerine 1 yemek kaşığı sulandılmış salça sürülecek.
  5. Üzerine rende peynir,sucuk sosis zeytin gibi malzemeler ve kekik konulacak.
  6. Domatesler dilimlenecek, üzerine yerleştirilecek.
  7. Tavanın kapağı kapatılacak.
  8. 2 dakika harlı ateşte, 12-15 dakika da kısık ateşte, altı kızarıncaya kadar pişirilecek.

Ayça Eskişehir’e gittiğinde getirmişti bu kibrit kutusunu. Önce Bomonti ile benzerlik kurmaya çalıştığını düşünebilir okuyan. Oysa Bomanti de yeteri kadar meşhurmuş. Belki bir gün uğrar, methedildiği kadar olup olmadığını rakı-kavun-peynir eşliğinde kontrol ederiz.

Bomanti Kibrit

Vedat Onur Ocakbaşı - Ön
Vedat Onur Ocakbaşı - Arka

Yine Diyarbakır, burasının da kebabı meşhurmuş. Henüz gitmemiş olsam da değerlendirmeyi yapanların yorumuna güvenirim. Uğramak gerekli.

Özlü sözümüz:

Aptronim sözkonusu olunca, gerisi kafiyedir.
Khutulu Arsivleri, Üçüncü Parsömen