Websense’i (ve muadili benzeri yazılımları) pek sevmem, sevene de borç vermem. Ama gerekli işte, kurmalı ara sıra. Linux desteği var kendisinin ama ortalıkta bir Windows yoksa işe yarar bir şekilde çalışmıyor – kayıtları illa mssql sunucusunda tutması gerekliymiş. Neyse, o tarafını halletiğinizi varsayıyorum (ipucu: instance name WEBSENSE olmalı, yoksa Windows tarafı sizi hallediyor; hayır hiç de çaktırmıyor default instance’ı beğenmediğini).

Squid ile entegre kullanmaya kalkınca dikkat etmek gereken bir takım ritüeller var:

  1. Bileşenler: Aşağıdaki bileşenler Linux tarafında bulunmalı:
    • Policy Broker
    • Policy Server
    • User Service
    • Filtering Service
    • Network Agent
    • Filtering Plug-in
    • Usage Monitor
    • TRITON – Web Security

    Sadece filtrelemeyi kurup kurtaracağınızı sanmayın.

  2. Aynı şekilde, kurulum bitince tıkır tıkır çalışacağını da sanmayın. Websense’in pek bir değerli geliştiricileri, “/bin/sh” komutunun aslında “/bin/bash” olduğunu sanmışlar, o yüzden başlatma betikleri saçma hatalar vererek pes ediyorlar. O yüzden aşağıdaki dosyaların başındaki “#!/bin/sh” satırlarını “#!/bin/bash” olarak değiştirmek gerekli:
    • /opt/Websense/NetworkTrafficDetector.sh
    • /opt/Websense/WebsenseAdmin
    • /opt/Websense/WebsenseDaemonControl
    • /opt/Websense/WebsenseTools
    • /opt/Websense/wsSrvCtrl
  3. Websense geliştiricilerimiz her bir kütüphaneyi /opt dizininin altına doldurmakta kararlıyken, nedense libexpat’ın uygun sürümünü sağlamakta tereddütkar davranmışlar. Siz siz olun, benim gibi onlara küfredeceğinize, aşağıdaki komutu veriverin:
    • # ln /opt/Websense/webroot/cgi-bin/libexpat.so /opt/Websense/apache/lib/libexpat.so.0
  4. Son olarak, niye iki tane yönetici portu var diye düşünmeyin, Triton’un düzgün adresi https://websense:9443/ yani 9444 numaralı portun raporlamada hayrını görmedim, siz de görmezsiniz.

Ek bir düzenleme: Hizmetleri nagios benzeri bir yazılımla izlemek gerektiğinde çoğunlukla düşük yetkili bir kullanıcı hakkı daha uygun oluyor. Ama WebsenseAdmin betiği, yetkisiz kullanıcıyla çalıştırıldığında hizmetlerin çalışıp çalışmadığını anlamıyor. Aşağıdaki komutlar bu derdin devası:


# sudo chmod a+x /opt/Websense/conf/osgi/bin/WebsenseControlService.sh /opt/Websense/bin/postgres/data

# sudo chmod a+r /opt/Websense/bin/postgres/data/postmaster.pid

# sudo chmod a+w /opt/Websense/bin/brokerlogs/PgSetup_PolicyBroker.log /opt/Websense/bin/brokerlogs/BrokerService_PolicyBroker.log

İzinleri gevşettiğimizden dolayı, hemen uyaralım: Websense’deki veritabanınızı CIA falan ele geçirirse mesul değilim. Bir saniye, zaten var CIA’de, sizinkini ne yapsın?

Paylaşmak İçin:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • MySpace
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız Henüz bu yazı puanlanmamış. Siz puanlasanız ne güzel olur, yıldızlara tıklamak yetiyor valla.
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Microsoft Word’ü büyük belgelerde kullanmış olanların pek sevdiği bir özellik vardır: Pencereyi ikiye bölersiniz, böylece aynı belgenin iki farklı noktasını ayrı ayrı gözden geçirip, kıyaslama yapabilirsiniz. Pencereyi ayırınca, aşağıdakine benzer bir şey ortaya çıkar:

Bunun müadili, henüz Openoffice’te yok. Ama benzeri bir şey yapmak mümkün: “Window” menüsünden “New Window”‘u seçince, varolan belgenin aynısı başka bir pencerede açılıyor. Alt+Tab tuşlarına basarak iki pencere arasında geçiş yapılabilir, “Word’de var, bunda yokmuş” demezsiniz.

Zaten anladığım kadarıyla yeni sürümlerinde beklenebilecek bir özellik. Geliştiriciler, yapılacak listelerine almışlar bu özelliği.

Paylaşmak İçin:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • MySpace
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız Henüz bu yazı puanlanmamış. Siz puanlasanız ne güzel olur, yıldızlara tıklamak yetiyor valla.
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Öğrenciyken Word, Excel gibi programları pek bir hızlı öğrenmiş, bu iki program sayesinde harçlığımı bol bol çıkarmıştım. O zamanlar bu tür uygulamaları öğrenmenin bir tür sekreterlik olduğu düşünen insanlar (belki de haklıydılar) tezlerini, ödevlerini başkalarına (mesela bana) yazdırırlardı. Hatta memnun kalan bazı müşterilerimin ısrarla her ödevini ve son olarak da tezini bana yazdırdığını hatırlarım. Hayvan gibi Courier fontla çift aralıklı yazardım, buna rağmen daktiloya benzediği için olsa gerek, yaptığım işi takdir ederlerdi.

Evdeki bir bilgisayarın en büyük faydalarından birini, babam Word’den aldığım çıktıları görünce farketmişti: Temiz görüntülü raporlar. O raporlarını yazmaya uğraşırken, ben de onun sorularına yanıt bulmaya çalışıyordum. Bu da metin düzenleme hakkında bana bayağı bir fikir verdi.

Word, Excel gibi yazılımların o zamanki sürümleri bir diskete, bilemedin üç diskete sığar, her yere kurulabilirdi. Microsoft’un üniversitelere “kullanın da isterseniz bedava kullanın” dediği zamanlardan bahsediyorum.

Uzun lafın kısası, lise son sınıftan başlayarak, iş hayatımın ilk bir kaç yılına kadar, metin düzenleme hakkında bayağı bir bilgim oldu. Amipro da kullandım, latex de. O yüzden aşağıdaki ukalalığı yaparken, umarım sınırımı aştığımı düşünmezsiniz.

BOŞLUK ve ENTER tuşları, metni düzenleyip güzel görünmesini sağlamak için değildir. BOŞLUK tuşu, kelimeler ve cümleler arasını belirler, ENTER tuşu da paragraf sonunu. Bu kadar. ENTER tuşuna basa basa bir sonraki sayfaya atılmış bir resim ya da BOŞLUK tuşlarıyla ortalanmış bir yazı, ilk değişiklikle birlikte yazınızı bir tehdit mektubuna çevirecektir. Yapmayın, etmeyin.

Başkası sizin yazdığınızı kendi yazdığınızla birleştirirken neler oluyor bir bilseniz…

Peki ne yapmalı? Kullandığınız programa göre değişir. Mesela Word kullanıyorsanız, stillerle (biçem de diyorlar) oynayıp, paragraflar arası boşluğu belirtmek de dahil olmak üzere, sayısız taklalar atabilirsiniz. Gerçekten daha kolay. Valla.

Paylaşmak İçin:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • MySpace
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız Henüz bu yazı puanlanmamış. Siz puanlasanız ne güzel olur, yıldızlara tıklamak yetiyor valla.
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Bir eğitimimde LVM’i fazla hızlı anlattığım için not alamayan öğrencilerim sayesinde, üşenmeyip tek sayfaya sığabilecek bir klavuz hazırladım. Klavuzun içeriği aşağıda, tek sayfalık pdf haline de buraya tıklayarak erişebilirsiniz:

LVM Diyagramı

Disklerin Bölümlenmesi

# fdisk /dev/hdb
(...)
Command (m for help): n
Command action
e extended
p primary partition (1-4)
p
Partition number (1-4): 1
First cylinder (1-1044, default 1):
Using default value 1
Last cylinder or +size or +sizeM or +sizeK (576-1044, default 1044):
Using default value 1044
Command (m for help): t
Partition number (1-4): 1
Hex code (type L to list codes): 8e
Changed system type of partition 3 to 8e (Linux LVM)
Command (m for help): w
(...)

Physical Volume Eklenmesi

  • pvdisplay komutuyla varolan PV’ler listelenir.
  • pvcreate /dev/hdb1 komutuyla yeni PV oluşturulur.
  • pvremove /dev/hdb1 komutuyla boştaki (VG’ye dahil olmayan) bir PV silinebilir.

Volume Group Düzenlenmesi

  • vgdisplay komutuyla varolan VG’ler listelenir.
  • vgcreate datavg /dev/hdb1 komutuyla yeni VG oluşturulur.
  • vgextend datavg /dev/sda1 komutuyla varolan VG’ye yeni PV eklenir.
  • vgremove datavg komutuyla VG silinebilir.

Logical Volume Eklenmesi

  • lvdisplay komutuyla varolan LV’ler listelenir.
  • lvcreate -n lvhome datavg -l XXX komutuyla yeni LV oluşturulur. -l’den sonra gelen sayı, en fazla vgdisplay komutunda görülen ‘Free PE’ kadar olabilir.
  • lvextend lvhome -l XXX komutuyla LV genişletilir. -l’den sonra gelen sayı, en fazla vgdisplay komutunda görülen ‘Free PE’ kadar olabilir.
  • lvremove lvhome komutuyla LV silinebilir.

File System Oluşturulması

  • mkfs -t ext3 /dev/datavg/lvhome komutuyla dosya sistemi oluşturulur.
  • fsck /dev/datavg/lvhome komutuyla dosya sisteminde hata olup olmadığına bakılır.
  • mount /dev/datavg/lvhome /home komutuyla dosya sistemi bağlanır.
  • Açılışta da dosya sisteminin bağlanması için /etc/fstab dosyasına aşağıdaki satır eklenir:
    /dev/datavg/lvhome /home ext3 defaults 1 1

File System Genişletilmesi

  • lvextend kullanılarak bölüm genişletilince resize2fs /dev/datavg/lvhome komutuyla dosya sistemi alttaki bölümün tamamını kaplayacak şekilde genişletilir. Bundan önce “fsck” komutuyla hatalar için kontrol edilmesi tercih edilir.
Paylaşmak İçin:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • MySpace
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız Henüz bu yazı puanlanmamış. Siz puanlasanız ne güzel olur, yıldızlara tıklamak yetiyor valla.
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Bir önceki yazıda, Ubuntu’da nasıl bir openvpn sunucusu kurduğum üzerine bir şeyler demiştim. Şimdi de sıra istemci ayarlarında.

İstemci sertifikalarını oluşturmak

Openvpn sunucusunun kurulu olduğu bilgisayarda, diyelim ki netice adında bir kullanıcının bağlanması için yapmamız gerekenler şöyle:

cd /usr/share/doc/openvpn/examples/easy-rsa/2.0/
./build-key netice
cp keys/netice.* /etc/openvpn
cd /etc/openvpn
chmod go= *

build-key komutu yine ahiretlik sorular soracak, Netice arkadaşımızla çok samimi olduğumuz için anlamsız bilgiler girmemizde beis yoktur. Yanlız bağlanabilmesi için kendisinde netice.key, netice.crt ve ca.crt dosyalarının olması gereklidir. Bu dosyaların hepsi /etc/openvpn dizini altında bulunabilir ve flash disk marifetiyle kendisine iletilebilir.

Mac OS X istemcileri

Mekintoş için direkt openvpn kurulabilir, yapılandırma dosyalarıyla oynanarak bağlantı sağlanabilir. Ama bu türden bilgisayarların kullanıcıları nedense klavyeyi kül silkmekten başka bir iş için kullanmayı sevmediklerinden, grafik arabirim şarttır. Bu iş için ücretsiz yazılım olarak Tunnelblick, az paralı yazılım olarak da Viscosity kullanılmaktadır genelde. Ben önce Tunnelblick’i kurdum, sonra ilk verdiği hatada kendisini fütursuzca satarak Viscosity’ye geçtim. Aşağıda Viscosity ayarlarını bulacaksınız. Tunnelblick’i de fakirler anlatsın (Nıhahaha türünden bir kahkaha atacaktım ama daha parasını ödemediğimden her an Tunnelblick anlatır duruma düşebilirim). Neyse:

Viscosity’yi alıp kurduktan sonra (kurmasını anlattırmayın şimdi, indiriyorsun, tıklıyorsun, onu oraya bunu buraya taşıyorsun falan) çalıştırdığımızda sağ üst köşede şöyle bir şey çıkıyor:

vs1

Hah, ona tıklayıp menüden “Preferences” seçeneğini seçin:

vs2

Şimdi sol alt köşedeki “+” düğmesine tıklayıp “New Connection” seçeneğini seçiyoruz:

vs3

Burada “Bağlantı İsmi” yazan yere daha anlamlı bir isim girebiliriz. Sonra da adres olarak sunucunun adresini giriyoruz. Protokolü de “tcp” yapalım, sunucuda öyle ayarlamıştık zira. Sonra “Certificates” tabına tıklayalım:

vs4

Burada sunucudan almış olduğumuz sertifika dosyalarını seçiyoruz.

Başka ayara gerek yok “Save” düğmesine tıklayalım ve kaydedelim. Artık bağlantımız hazırdır:

vs5

“Connect Bağlantı İsmi” seçeneğine tıkladıktan sonra, ikon bir süre bağlanıyor dercesine dönüp duracak, bağlanınca da sevinçle size bu durumu bildirecektir:

vs6

Geçmiş olsun ve kolay gelsin. İyi çalışmalar, saygılar.

Paylaşmak İçin:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • MySpace
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız Henüz bu yazı puanlanmamış. Siz puanlasanız ne güzel olur, yıldızlara tıklamak yetiyor valla.
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Openvpn kurmaya her niyet edişimde kurulum belgelerinin gevezeliğinden dolayı canım sıkılırdı. Kolay kurulum anlatan yazılan yazılarınsa işi kolaylaştırmak yerine zorlaştırdığını acı tecrübelerle farkettim. Kendi ağlarına özel ayarları “kolay kurulum” diye anlatıp, ağ ayarlarını çorbaya çeviren ya da bilmemne dağıtımının yüzbeş sürüm öncesi için geçerli olan komutları her sistemde geçerliymiş gibi anlatan bir sürü yazı, google’da aramanızla birlikte arz-ı endam eylemekteler. Bir de sunucuyla istemci yapılandırmasını karıştırmıyorlar mı, tam ayar oluyorum.

Ben diğer açıklamalardan daha iyisini yazdığımı sanmıyorum, ama benim için bir güzel çalışan yolu burada anlatacağım. Yazının bu kısmı sadece sunucu kurulumu kısmına ait. Linux, windows ve os x için de istemci kurulumlarını anlatırım sonra.

Aşağıdaki açıklamaların hepsi Ubuntu 8.04 hardy heron için geçerli. Sonraki ve önceki sürümlerde geçerli olmama ihtimali var.

Buyrun:

Paketlerin kurulumu

En kolay ve ilk adım:

sudo aptitude update
sudo aptitude safe-upgrade
sudo aptitude install openvpn

Soru falan sorunca “yes yes olrayt” demeyi ihmal etmiyoruz tabi.

Sertifikaların üretilmesi

Burada sunucunun çalışması için gerekli sertifikaları oluşturuyoruz. Bu sertifika üretim işi her zaman karman çorman bir iş olduğu için, eğer önceden yapmadıysanız, robot gibi komutları girmenizi öneririm. Öbür türlü hangi dosyanın ne işe yaradığını anlamaya çalışmak, logaritma cetvelini ezberlemek kadar yararlı bir etkinlik.

cd /usr/share/doc/openvpn/examples/easy-rsa/2.0
. vars
./clean-all
./build-ca
./build-key-server server
./build-dh

Bu komutları çalıştırdığınızda, emin misiniz değil misiniz babında bir takım sorular gelecek ve tahmin ettiğiniz gibi yes yes (windows terminolojisindeki next next gibi) diyeceğiz. Ayrıca yeni anahtar üretirken adresinizi, isminizi falan soracak. Akılda kalacak bilgiler girerseniz (mesela common name sorunca sunucunun ismi, ülke sorunca Türkiye ya da Patagonya vb.) daha rahat edersiniz. Lazım falan olur. Bu arada, clean-all komutu bir sürü şeyi sileceğini belirtecek. İlk kurulum olduğu için sorun yok.

Yapılandırma dosyaları

İlk önce /etc/default/openvpn dosyasının içeriğini değiştiriyoruz. Şöyle olacak:

AUTOSTART="all"
STATUSREFRESH=10

Sonra da /etc/openvpn/server.conf diye bir dosya oluşturuyoruz. Onun da içeriği, başlangıç için şöyle olabilir:

port 1194
proto tcp
dev tun
ca ca.crt
cert server.crt
key server.key # This file should be kept secret
dh dh1024.pem
server 10.10.10.0 255.255.255.0
ifconfig-pool-persist ipp.txt
push route 10.10.20.0 255.255.255.0
push route 10.10.30.0 255.255.255.0
push "redirect-gateway"
push "dhcp-option DOMAIN sunucualani.lokal"
push "dhcp-option DNS 10.0.0.1 "
keepalive 10 120
comp-lzo
max-clients 100
user nobody
group nogroup
persist-key
persist-tun
status openvpn-status.log
verb 3

Buradaki ayarların bazılarının açıklamaya ihtiyacı var. Şöyle ki:

  1. server: Bu ayarda openvpn’in istemcilerle oluşturduğu sanal ağı tanımlıyoruz. Yerel ağınızda kullanmadığınız bir alan olmalı, yani sizin ağınızda zaten 10.10.10.0/24 diye bir alt ağ varsa, başka bir şeyler denemelisiniz. Mesela 192.168.72.0/24, ya da 172.16.16.0/24 gibi.
  2. push route: Sunucunuzun olduğu ağda başka ağlar varsa ve bunların openvpn ile bağlanan kullanıcıların erişimine açmak istiyorsanız bu komutlardan ekliyorsunuz. Benim üstte verdiklerim sadece örnek. Başta bunlardan hiçbirini dosyaya yazmayın, sonra lazım oldukça eklersiniz.
  3. push “dhcp option…”: İç ağınızın alan adını ve alan adı sunucusunun adresini buralarda veriyorsunuz, böylece iç ağdaki sistemlere IP adresi yerine isimlerini yazarak da ulaşabiliyorsunuz.

Sonra, bu dizine ihtiyacımız olan sertifika dosyalarını yığalım:

cd /etc/openvpn
cp /usr/share/doc/openvpn/examples/easy-rsa/2.0/keys/dh1024.pem .
cp /usr/share/doc/openvpn/examples/easy-rsa/2.0/keys/server.crt .
cp /usr/share/doc/openvpn/examples/easy-rsa/2.0/keys/server.key .
cp /usr/share/doc/openvpn/examples/easy-rsa/2.0/keys/ca.crt .

Son olarak, izinleri düzenleyelim:

cd /etc/openvpn
chown root:root *
chmod go= *

Güvenlik duvarı ayarları

Güvenlik duvarında yapılması gereken 1194′üncü kapıdan tcp erişimine izin vermek. Ben shorewall kullanıyorum, o yüzden burada onun örneğini vereceğim.

Shorewall için değiştirmemiz gereken bir kaç dosya var:

  1. /etc/shorewall/interfaces: Aşağıdaki satırı ekledim:

    rem tun0 detect dhcp,tcpflags,routeback
  2. /etc/shorewall/policy: Aşağıdaki satırları, tanımların en başına eklemek gerekiyor:

    $FW rem ACCEPT
    net rem DROP
    rem loc ACCEPT
    rem net ACCEPT
    rem $FW ACCEPT

    İstemcilerin sadece iç ağlara bağlanmasını istiyorsanız, rem->net politikasını da DROP olarak değiştirebilirsiniz.
  3. /etc/shorewall/zones: Sadece şu satır:

    rem ipv4
  4. /etc/shorewall/rules: Buraya izin verdiğiniz tüm kuralları eklemek isteyebilirsiniz. Başlangıç için aşağıdakiler yeterli olacaktır:

    ACCEPT rem $DNSSUNUCUSU tcp domain
    ACCEPT rem $DNSSUNUCUSU udp domain
    ACCEPT $DNSSUNUCUSU rem tcp - domain
    ACCEPT $DNSSUNUCUSU rem udp - domain
    ACCEPT rem loc tcp www
    ACCEPT rem loc tcp ssh

    Yani dns, web ve ssh’a izin veriyoruz.
    Ayrıca openvpn için de kurallara ihtiyacımız var:

    ACCEPT net:1.2.3.4 $FW tcp openvpn
    ACCEPT net:5.6.7.8 $FW tcp openvpn

    Burada openvpn ile bağlanacak her IP için bir kural ekliyoruz, fazladan güvenlik için. Eğer güvenliği iplemem diyorsanız sadece şu da yeterli:

    ACCEPT net $FW tcp openvpn

    Burada başka bir varsayımımız da, openvpn sunucusunun güvenlik duvarında olduğu. Eğer güvenlik duvarından başka bir yerde kuruluysa $FW yerine net:9.1.2.3 yazmak gerekli. Tabii eğer bunun adresi de sanalsa başka kurallara da ihtiyaç var ama ben işin o ayrıntısına girmeyeceğim.

Bunlar da tamamlandıktan sonra kuralları yeniden yüklemek, shorewall ile olan işinizi bitirecektir:

shorewall check && shorewall restart

Sunucu bakımı

Tüm bu ayarlar bittikten sonra sunucuyu aşağıdaki komutlar etkin hale getirebiliriz:

sudo invoke-rc.d openvpn start

Aynı şekilde, durdurmak için de:

sudo invoke-rc.d openvpn stop

Openvpn kayıtları /var/log/daemon.log dosyasında tutuluyor. Neler olup bittiğini görmek için:

fgrep ' ovpn-server\[' /var/log/daemon.log | less

Ya da bağlantı sırasında dosyayı izlemek için:

fgrep ' ovpn-server\[' /var/log/daemon.log | tail -f

Sonuç

Sunucu kurulumu bu kadar. İstemci kurulumları için ayrı yazılar bilahare geliyor. Yazdıktan sonra, aşağıdaki “ilgili yazılar” listesinde görebilirsiniz.

Paylaşmak İçin:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • MySpace
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız Henüz bu yazı puanlanmamış. Siz puanlasanız ne güzel olur, yıldızlara tıklamak yetiyor valla.
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Yabancılarda deyim gibi bir şey var: Şapka. Hangi şapkayla konuştuğunuzu sorduklarında birden fazla özelliği varmış da onlardan birini seçip diğerleri yokmuş gibi davranarak konuştuğunuzu varsaymış oluyorlar. Yani patronunuz gidip de “şimdi çalışan şapkamı takıyorum” gibisinden bir laf edince, patron sıfatıyla konuşmayı bir yana bırakıp, seviyenize inmeye karar vermiş anlamına geliyor.

Pek şapka takmam, alışkanlığım değil ama promosyon olsun, tatil yerinde aceleyle alınmış olsun, bir sürü kepim var çekmecemde. Gerektiğinde evde bırakmış olurum, gerekmediğinde de çekmecede yer kaplarlar. Tarafıma şimdiye kadar verilmiş ve “bu şapkamı takarak konuşuyorum” diyebileceğim tek şapka, şu ana kadar bu şapkaydı:

Hekır Şapkası Hekır Şapkası

Tabii ki bu şapkamı takıp da insan içine çıkmadım, sadece eski şirketin bir etkinliğinde dağıtıldığı için hatıra diye sakladım – “Outing”i düzenleyen şirket, “hacker”dan kastedilenden ne anladıklarını bu promosyanlarında dışa vurmak istemişler, nasip.

Cuma itibariyle bir şapkam daha oldu:

Kırmızı Şapka

RedHat Certified Engineer“, kısaca “RHCE“. Aslında asıl mevzu RHCSS, ama bu önce şartmış. Ne yapalım.

Paylaşmak İçin:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • MySpace
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız Bu yazı 2 kişi tarafından oylandı, ortalama 5 üzerinden 5,00 puan aldı. Siz de oylamak ister misiniz, Sadece yıldızlara tıklayarak hem de?
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Smbmount ile bağlanmış dosyaları Apache ile kullanmak için Apache ayarlarında küçük bir değişiklik gerekiyormuş. İlgili dizin için şöyle bir ayar yapmak gerekli:


<Directory /mnt/sambali_dizin>
...
EnableSendFile Off
...
</Directory>

Öbür türlü dosyaların başı gelip sonu gelmiyor.

Çok kısa olduğundan unuturum diye buraya yazdım, eminim buraya yazdığımı da unutur, gerekince aranır dururum…

Paylaşmak İçin:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • MySpace
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız Bu yazı 1 kişi tarafından oylandı, ortalama 5 üzerinden 5,00 puan aldı. Siz de oylamak ister misiniz, Sadece yıldızlara tıklayarak hem de?
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Her ihtiyacım olduğundan yeni bir çözüm bulduğum bir soruna sonunda kesin çözüm bulmak amacıyla, aha da buraya çiziktiriyorum:

Sorun şu: Örneğin Redhat’in güncellemelerinin bulunduğu bir dizin var, dizinin içinde de aynı paketin farklı sürümleri. Sizin istediğiniz, o dizindeki tüm paketlerin sadece son sürümleri.

Çözüm de şu: Buradaki perl betiğini kullanıyoruz. İhtiyaç duyduğu modülü de önce “cpan -i Sort::Naturally” diye kuruyoruz. Sonra da:

  • ls | ./getupdates.pl > updates.txt komutu bize kopyalanacak dosyalar listesini veriyor.
  • cp -v `cat updates.txt|xargs` <hedef dizin> de kopyalama işini yapıyor.

Hele bir de “rsync over ftp” kullanıyorsanız, tadından yenmiyor.

Paylaşmak İçin:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • MySpace
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız Henüz bu yazı puanlanmamış. Siz puanlasanız ne güzel olur, yıldızlara tıklamak yetiyor valla.
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
bilgi otobanı

“Internet bir bilgi otobanıdır.”

Yine aynı klişe laf. Ne dediğinden bihaber bir akıllının lafı. Ağ hakkında zerre bilgisi yok. Internet’in otobana benzer hiç bir yanı yok. Bu artık suyu çıkmış bir metafor.

Tersinden düşünün bir de: Varsayın ki otobanlar Internet gibi…

Yüzlerce şeritten oluşan bir otoban, çoğu kasislerle ve tuzaklarla dolu.

Özel köprüler ve üst geçitler.

Otoban polisi yok, sadece ağızlarında kırık düdükleriyle bisikletlerine atlamış kiralık polisler. Üstüne vazife olmadığı halde düzeni sağlamaya yemin etmiş, ellerinde nükleer silahlarla gezinen 500 üyelik çeteler.

Her kavşakta en az 237 tane tali yol. Sıfır işaret levhası. Gelişigüzel trafik kuralları. Bazı şeritlerde arabanızda telefonla konuşmanın cezası, uyarılmadan vurulmak.

TTNET dediğiniz, diğer arabalara çürümüş lahana fırlatan, yüzlerce ebola kurbanıyla dolu kocaman, mazot kokulu bir otobüs. Diğer arabaların bazılarıysa maketten yapılmış, bazıları azami hızı saatte on kilometre olan, 2.5 hp gücünde çim biçme makinaları, diğerleriyse hızını saatte 120 kilometreye sabitlemiş, nitrogliserin yakan araçlar.

Plaka yerine kocaman dişleriyle vampir kartalları tasvir eden savaş boyaları. Tamponlarda makinalı tüfekler. Trafik helikopterini düşürmek için arkalarında karadan havaya füzeler taşıyan tırlar. İşaret vermeden şerit değiştirmekten çekinmeyen, içi hidroklorik asit dolu su tabancaları ellerinde, üç tekerli bisikletler süren çocuklar.

Bir tane bile tabela yok. Kesinlikle.

Otoban dediğin budur işte.

(Orijinali için: http://monster-island.org/tinashumor/humor/hiway.html)

Paylaşmak İçin:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • MySpace
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız Bu yazı 1 kişi tarafından oylandı, ortalama 5 üzerinden 5,00 puan aldı. Siz de oylamak ister misiniz, Sadece yıldızlara tıklayarak hem de?
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Sayfa: 1 / 41234
Özlü sözümüz:

Aptronim sözkonusu olunca, gerisi kafiyedir.
Khutulu Arsivleri, Üçüncü Parsömen