100. yıl semti civarında, taksi içinde, dolu yağarken. Islanmadan bulduğum taksi şansımı takdir ediyor, taksiciye de teşekkür ediyorum. Bir daha ne zaman yağacak kim bilir…
Bir vakitten sonra barlarda canlı müziğin hiç bir ehemmiyetinin olmadığını, ne söylersen söyle zıplayacak birilerinin çıkacağını gösterir vesikadır.
Ya da Bob Marley gelse, bir de Müslüm’den isteyen bulundurma ihtimali olan bir külli bünyeyiz, onun kanıtıdır.
Videodur, izlenir.
Cubana’da bir gece vakti, güzel müzik, güzel votka, güzel insanlar, vs vs. Çok olmuş bunu kaydedeli, unuttum neydi ne zamandı, aylardan şubattı, ona eminim ama.
(Video formatını değiştirdim, Imovie can sıkmaya başlamıştı.)
Yine Saklı Kent’ten bir konser dakikası. Temiz konserdi, badigardlar dışında.
Tunalı Caddesi üzerindeki yeni bir lokantanın promosyon konseri. Dönerini yedim, güzeldi. Islak hamburgerini yemedim, yapmamışlardı. Önünde duran biçimsiz mısır arabası dışında, iyi bir yere benziyor.
Bir hafta sonu, sitenin otoparkında cereyan eden bir kutlama. Bir diğer Ankara düğününü kapalı alanda önceden görmüştük. Genelde çevreye sorun olan ve icat eden insana sürekli bir husumet beslediğim elektro-saz ilk başlarda suratımı asmış olduğundan, etkinlik başta ilgimi çekmedi. Sonradan bir daha balkondan aşağı bakınca, -dış telkinlerle de olsa- eğlenmek ve kutlamak için yer ve zaman tanımayan, otoparkta da mutlu olmasını bilen bir insan grubu gördüm. Paraşütle atlarken ya da denizin on metre altında evlenmeyi tercih eden doyumsuzluğun yanında ve özenle kesilen dönerin ikramıyla gelen afiyetle birlikte, bu kutlama anlarının değerini ve ayrıcalığını anlamak isteyene, buyrun bir dakikalık kesiti:
Saklı Kent’te Ezginin Günlüğü ve Bülent Ortaçgil’in ortak verdiği konserden. Tabii ki okunacaksa Ortaçgil’in şarkısı okunacak, Ortaçgil’in boncukları yere düşmeyecek.
Yine seyirciye dur, sus, dıt, hıt, haaa gibisinden uyarılarda bulunduğu için Bülent Ortaçgile’e kıl oldum da…
Ankara’nın sonbahar öncesi son akşamlarından birinde, ODTÜ stadyumunda Goran Bregoviç. Bu sefer bir dakika değil, yaklaşık dört dakika — şarkıyı bölmeyeyim dedim.
Akşam vakti, Cubana‘nın balkonundan Konur Sokak seyri. O vakitte bile Dost Kitabevi önünde bekleyenler ve daha yeni başlayan satışlar…
İzdihamdan dolayı zoru zoruna gezilen sergiden, otuz kadavraya malolmuş bir robot.


Bu yazı 2 kişi tarafından oylandı, ortalama 5 üzerinden 4,50 puan aldı. Siz de oylamak ister misiniz, Sadece yıldızlara tıklayarak hem de?
